|
Yazar Hasan EMRE
|
|
Eski zamanlarda meşhur ve işinin ehli bir hırsız varmış.ilçeye atanan zabtiye'de bir o kadar işinin ehliymiş.Hırsız'a arkadaşları artık hapı yuttun demişler.Hırsız, göreceğiz elmi yaman beğ mi yaman demiş.Bir gece hırsız bir evi soyup tam çıkarken sokağın başında zaptiye görünmüş,hırsız,hemen çuvalını bir yere gizleyeyim der eline geçirdiği bir köseaa (küçük süpürge) ile soyduğu evin önünü süpürmeye başlamış.Zaptiye hayırdır ? diye sorunca, siz sağolun efendim cenazemiz var, yarın gelen giden olur diye etrafı toparlıyorum demiş.Biraz düşünen zaptiye, hani hiç ağlayan yok deyince ; SABAH AĞLAYACAKLAR efendim demiş.Oradan ayrılan zabtiye sabah olunca falan ev soyulmuş haberini alır almaz koşarak geldiği evde herkes ağlamaktadır çünkü ev akşam önü süpürülen ve sabah ağlayacakları söylenen evdir. |
|
|
Yazar Hasan EMRE
|
|
Kahveci Nedim dayı, karısı Ümmü teyze'den çokta olmasa yaşça bir kaç yaş küçüktür.Bir sabah aldığı bir kaç yük odunu eve gönderir.Odunu evin önüne indiren köylü tekrar parasını almak için kahveye geleceğinden Ümmü teyze köylü ile eve iki basmet gönermesi için Nedmi dayı'ya haber gönderir.Kahve'ye gelen köylü Nedim dayı'ya seslenir ; Nedim dayııı!! anan iki basmet alsın salsın diyoooo !!!! Bu arada Nedim dayı'nın kahkahası bütün kahveyi sarmıştır; Alehaaaa !!! bunu damı ben örgetledim ağaaaammm... |
|
|
Yazar Hasan EMRE
|
|
Sabahın erken saatlerinde midesinden rahatsızlanan Ramo (Ramazan Yalçın) şehir kulübünden de arkadaşı olan Hacı beğin oğlu'na(Dr.Mehmet Özbay) muayeneye gider.Doktor ne yediğini sorduğunda biraz tereyağı ile bal yediğini söyler,Doktor gülümseyerek sana müstehak oğlum der;Ağa'nın beğin yiyeceğini yersen halın bu olur işte der. |
|
|
Yazar Hasan EMRE
|
|
Zamanın kaymakamı ile belediye başkanı Fiyaka yolda gezerlerken, belediye çöpçüsü Deli Balta ile karşılaşırlar,Fiyaka kaymakam'a göz ederek Balta ile biraz şakalaşması işaretinde bulunur, bunun üzerine kaymakam ;Dayı allah senin hanıma yardım etsin, hayatımda senin kadar çirkin adam görmedim der.Bunun üzerine Balta hemen şimdiki Tekel binası yerinde kerpiç döken Kırmızı Şakir'in yanına koşar; kaymakam bey hemen seni çağırıyo deyince, Şakir; eyi dur elimi ayağımı yıkayımda barı deyince,yoh yoh çok acele eyle gel der ve birlikte kaymakama çıkarlar.Bak bahım kaymakam beğ ben mi çirkinim bumu çirkin,bizim avrat mı kara yazılı bunun avradımı gara yazılı der. |
|
|